|
|
ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ VE GÜVENLİK ALET EDEVATLARI
Makale: M.Tayfun Acarlı ÖGHİŞDER Başkanı
(Özel Güvenlik Dergisi - 15 Haziran 2007)
Ankara’da yaşanan son canlı bomba olayından sonra, alışveriş merkezlerini, oto garı ve tren garını dolaştım. Özel güvenlik görevlileriyle konuştum. Ne aradıklarını nasıl aradıklarını sordum. Alış veriş merkezlerinin dış bölümlerinde arama yapılmakta. Ancak alış veriş merkezlerinde- müşteri korkar- düşüncesi yine galip gelmiş. Sizler müşteri olarak canınızın az korunduğu yerde mi alış veriş yapmak istersiniz yoksa iyi korunan yerde mi?
Seçim sürecine girdiğimiz bu günlerde sektörümüz ve tüm güvenlik güçleri canlı - cansız bombalarla fazla samimi olmağa başladı. Başta başkentimiz ANKARA olmak üzere bütün kentlerimiz tehdit altında. İşin garip yanı tehdit edilende biziz, tehdit eden de. Ankara'daki son olayda olduğu gibi ölen de bizden, öldüren de.
Bu vatanın evlatları ve ülkemizin güvenliğinde söz sahibi olmağa çalışan, bu uğurda şehit vermeğe başlayan güvenlik sektörü olarak bizlerde canla başla görev yapmağa devam etmekteyiz.
Birkaç gündür başta Ankara olmak üzere güvenlik önlemleri bütün yurtta arttırıldı. Bende bir dernek başkanı olarak alınan önlemlerin neler olduğunu, bilhassa özel güvenlik görevlilerinin nasıl bir görev anlayışıyla hizmet verdiklerini yerinde görmek düşüncesiyle başta metro olmak üzere halkımızın yoğun dolaştığı yerleri, alışveriş merkezlerini, oto garı ve tren garını dolaştım. Özel güvenlik görevlileriyle konuştum. Ne aradıklarını nasıl aradıklarını sordum. Alış veriş merkezlerinin dış bölümlerinde arama yapılmakta. Ancak alış veriş merkezlerinde- müşteri korkar- düşüncesi yine galip gelmiş. Sizler müşteri olarak canınızın az korunduğu yerde mi alış veriş yapmak istersiniz yoksa iyi korunan yerde mi? İzlediğim kadarıyla vatandaşımız yapılan kontrollere hiç itiraz etmeden söyleneni yapıyor. Çanta açılacak, açıyor. Cep boşaltılacak, boşaltıyor. Hüviyet gösterilecek, gösteriyor. Hiç sorun yok. Ama biraz önce de değindiğim gibi alış veriş merkezlerinde -müşteri kaçar korkusu- hala hakim.
Görev yapan özel güvenlikçilerimize kontrol sırasında neye dikkat ediyorsunuz diye sordum. Silah ve bomba dediler. Silahı anladım el detektörü var kapı detektörü var sinyal verince anladılar. Peki; plastik bombayı, macun görünüşlü bombayı nasıl anlayacaklar? Ellerinde, şüphelendikleri anda kullanmak üzere bomba iz detektörü var mı? Aldıkları eğitim sırasında gösterilenin dışında isimlerini ve görünüşlerini bilmedikleri sadece uzmanların bildiği-tanıdığı korkunç tahrip güçlü silahları nasıl tanıyacaklar?
Diye bilirsiniz ki, Polisin-Jandarmanın kontrol sırasında elinde olmayan teknolojik aletleri biz nereden bulalım, nasıl alalım? O Polisin-Jandarmanın bileceği iş. Ayrıca onların elinde bu teknolojik aletler mevcut. Nasıl ve nerede kullanacaklarını onlar iyi bilir. Biz kendimize bakalım. Günümüz de internette insanoğlu aradığını da buluyor aramadığını da. Amerika'yı da yeniden keşfetmeyeceğiz.
Hepimiz daha fazla kazanç elde etmek istemiyor muyuz? Federasyonumuzun çatısı altında bu tür cihazların ticaretiyle uğraşanların derneği yok mu? Yoksa bu derneği bulalım. Dernek yoksa firmaları bulalım dernekleştirelim. Federasyon çatısı altına alalım. İşimize geliyorsa satın alalım, kiralanıyorsa kiralayalım.
Bu satırları okurken niye biz alalım veya kiralayalım diye bilirsiniz. Haklısınız. Güvenliğini sağladığımız yerlerin yetkililerine konunun önemini anlatalım. Sonuçta bizim görev yapmamızdan dolayı onlar huzur içinde ticaret yapmaktalar onlara aldırtalım, kiralattıralım. Görev sırasında kullanacağımız bütün teknolojik alet edevat bizlerin nasıl elit firmalar olduğumuzun işareti olacaktır. Bunlar sayesinde Ülkemiz dolayısıyla ailelerimiz huzurlu ortamda yaşayacaktır. Şirketlerimizde görev verdiğimiz özel güvenlik görevlileri daha sağlıklı ve başarılı görev yapacaklardır. Hem ülkemiz kazanacak hem şirketlerimiz. Benden söylemesi.
|