|
|
İşyerlerinde çoğunlukla kuralların çok anlaşılır ve açık olduğu zannediliyor. Peki öyleyse neden özellikle yöneticiler, üstelik çoğu yazılı oldukları halde sürekli kural ihlallerinden yakınıp, şikayetçi oluyor, astlarına kızıp, onları suçluyor ve saygısız, sorumsuz, tembel vs. olmakla suçluyorlar? Ve astlar da ‘’amma sıkıntılı, takıntılı adam/kadın kardeşimmmm! Bozdu kafayı benimle!’’ mealinde yakınmalar içinde?
Aslında aşağıdaki türden ve yazılı kurallar için durum gayet nettir;
-Tam dokuzda masanda ol!
-Üstlerinle laubali olma!
-Kılık-kıyafetine, saçına başına, sakalına, makyajına dikkat et!
Bunlara uyulmadığında ast yanar, üst saç baş yolar!
Zordur bu haller…
Gerer, üzer, ezer, bıktırır, sıkar.
Üstün de altın da onları izleyenlerin de; kısacası herkesin asabını, moralini bozar, verimi felaket düşürür.
Para, itibar kaybettirir, aidiyet duygusu için tahrip kalıbı gibidir. Hem alttan-hem üstten dengeleri oyar-bozar!
Bunlardan kaçınmak ya da başa çıkmak için bir de şunları düşünün;
1. Sizin için değişmez, mutlak görünen bazı kurallar belki de sadece sizin için öyledir.
Gereklilikleri ve geçerlilikleri çoktan değişmiş, yok olmuştur da siz hala uyulması lazım diye debeleniyorsunuzdur? Özellikle ‘sık sık ve yaygın’ sorun çıkan kurallarda bunu daha ciddi düşünmek, irdelemek gerekebilir. Esnek ve açık düşünmeye çalışın.
2. Kuralların performans arttırmaya gerçek etkisini iyi tarif edin. Örneğin, muhakkak özel giysi, üniforma, belli özelliklerde dış görünüm ya da çok şık olunması gereken, alanlar haricinde; sıradan, çok özenli olmayan dış görünüşün işi engellediği pek fazla görülmüş bir şey değildir. Eğer iş sonuçlarına doğrudan etkisi yoksa, ille de kuraldır; uyulacak diye tutturmak çok akılcı olmayabilir.
3. Şikayet ve yakınmalarınızı değil, beklentilerinizi anlatın. Kuralların neden gerekli olduğunun ve yararlarını n iletişimini yapın. Belki gerçekten algılama problemi vardır. Hele de yazılı olmayan, etik kuralları; sektöre, iş alanına özgü olanları ekiplerinize mutlaka ve hassasiyetle öğretmelisiniz.
Buraya kadar olanlar daha çok üstlere idi. Astlar da şunları bir düşünsünler;
1. İnatlaşıp, sabır sınamak ve kendinizi gereksiz yere risklere atmak yerine; üstlerinizle değişmesi gereken kuralı ve nedenlerini, değişiklik halinde gelişecek olumlu şeyleri konuşun, ikna edin. Hayatınızın en önemli meselesi haline gelmesine, asıl işinizin, yaşam-kariyer amacınızın önüne geçmesine izin vermeyin.
2. Teker teker ele alın. Genellemelerden kaçınıp, sadece değişmesini istediğiniz kurala odaklanın.
3. Konuşma ortamına özen gösterin, uygun zaman-zemin kollayın. "Zaten bizde hep böyledir, hep şöyle kötüdür, saçmadır, vs.’’ diye sorunu büyütüp, kontrolü kaçırmayın.
4. Hiçbir şekilde uyum sağlayamayacağınız kurallar var ise işten ayrılın. Aksi takdirde hem sizin hem de sizin yüzünüzden diğer kişilerin iş riski oluşur. Yarattığınız gerginlik işi ortamına genel olarak zarar verir, sizin kariyer gelişiminiz için de çok kötü bir sicil gelişmesine neden olur. Bunu asla yapmamalısınız.
5. Eğer o iş yerinde mutlaka çalışmak zorundaysanız ve rahatsız olduğunuz kuralları değiştiremiyorsanız, değişmesi imkansız ise o zaman saygı göstermeli, uyum sağlamalısınız. Aksi haksızlık olur.
23 Haziran 2010 yenibiris.com
|